Uzm.Psikoterapist Yusuf BAYALAN

Fedakârlık, doyum verici insan ilişkilerinin mihenk taşlarından birisi. Ancak fedakârlık da aynen sevgi gibi kişiler arası ilişkilerde çok ve genelde de tehlikeli şekilde kullanılan bir kavram. Bu yazıda “fedakârlık”ın bazı tehlikeli kullanımlarına dikkat çekmeye çalışacağım; sizin de yapacağınız yorumlarla yazı daha işlevsel hale gelecektir.

Fedakârlık, Arapça “feda” ve Farsça “kâr” kelimelerinin birleşmesinden oluşan bir kavram. Eş anlamlısı “özveri”. Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğünde özveri “Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme” anlamında kullanılmaktadır. Burada yazı bağlamı gereği altı çizilmesi gereken nokta “kendi çıkarlarından vazgeçme”dir. Dolayısıyla fedakârlık, iş olsun diye değil, bir amaç gözetilerek gerçekleştirilir. Ne var ki bu amaç kendi çıkarlarının ötesinde, kendini aşan bir yere işaret etmeli. Tanım gereği, bir eylemin fedakârlık olması için, eylemi yapanın kendi çıkarlarından vazgeçmesi gerekiyor. Tehlike çanlarının çalmaya başladığını burada görebiliriz. Çünkü insan olarak bizler, bir durumdan çıkarımızın olduğunu gizlemeyi becerebilecek yeteneğe sahibiz.
Yeri gelmişken, pek çok insanın zihnini bulandırdığına şahit olduğum bir noktaya dikkat çekmeliyim: Bir durumdan “çıkar elde etmek” ile “çıkarcılık” aynı şey değildir! Mesela, sağlam bir arkadaşlık ilişkisinden bazı duygusal çıkarlar elde etmekle, yalnız kalınamadığı için ya da toplumsal statü kazanmak amacıyla arkadaşlık ilişkisi kurmak farklı şeylerdir. Her iki durumda da bir çıkar söz konusu olmasına rağmen birinci durumda çıkar bir “sonuç” olarak yaşanırken ikinci durumda çıkar bir “hedef” olarak kendini göstermektedir.
Ebeveyn-çocuk ilişkisi fedakârlığın çok yoğun yaşandığı(ya da öyle olduğu iddia edilen) bir alan. Birçok ebeveyn, pek çok eylemini “tamamen çocukları için” yaptığını iddia etmektedir. Dolayısıyla “onlar için” ifadesi bizi bir çeşit “çıkarsızlık” algısına götürmektedir. Oysa bir eylemin bir “kişiye/nesneye dönük” olması ile “onun için” olması bambaşka iki durumu ifade edebilir. Mesela pantolonunuzu ütülemek “pantolona dönük” ancak “sizin için” yapılan bir eylemdir. Çünkü burada asıl amaç pantolonun ütülenmesi değil sizin ütülü pantolon giymenizdir. Ebeveyn-çocuk ilişkilerine dikkatlice bakarsak, alttan alta işleyen “sahte fedakârlık”ı görebiliriz. Fedakârlık adı altında çoğunlukla kendi psikolojik çatışmalarımız, kendi korkularımız, kendi arzularımız, kendi hayallerimiz ve kendi pişmanlıklarımızla çocuklarımızı yönlendiriyoruz. Söz gelimi, çocuğunun okul başarısı için olağan üstü çaba sarf eden bir anne ya da baba gerçekten “çocuğu için” mi yırtınmaktadır, yoksa kendi pişmanlığını çocuğu üzerinden telafi mi etmektedir? Çocuğuna aşırı sevgi sunan bir baba gerçekten çocuğunu mu sevmektedir, yoksa alttan alta çocuğu kendine çekerek eşini çocuğundan mahrum etmeye mi çabalamaktadır? Çocuğuna aşırı özenli davranan bir anne gerçekten çocuğuna mı özen göstermektedir, yoksa insanların sunacağı onayın peşinde midir?
Duygusal ilişkilerde de fedakârlık tüm tehlikesiyle kullanılabilmektedir. En mahrem düşünce ve duyguların paylaşım ortamı olan psikoterapide bunu çok açık bir şekilde görebiliyoruz. Tüm ilişkisi boyunca “veren” pozisyonunda olan bir kadın, fedakârlıklarını aslında sevgilisini yanında tutmak için bir yatırım aracı olarak gerçekleştirdiğini fark ettiğinde ya da itiraf ettiğinde nasıl da utanıyor. Ya da tüm fedakârlıklarının aslında bir çeşit şema yaşantısı(patolojik ruhsal yapılanma) olduğunu keşfeden bir adamın yaşadığı acıya ne demeli?
Yazınının amacı okuyanı fedakârlıktan uzaklaştırmak değil kesinlikle; ancak fedakârlık adı altında gerçekten ne yaptığımızı görmemiz lazım. Bunu yapmadığımızda bir ömür boyu kendimizi ve karşımızdakileri kandırmanın yükünü taşımak zorunda kalırız. Gerçek fedakârlığın ne olduğunu merak ediyorsunuz haklı olarak. Bizim unuttuğumuz ama karşımızdakinin hep minnetle hatırladığı davranışlarımızdır bence. Mesela ben ilkokula giderken, elindeki kurabiyeleri, meyveleri, şekerleri yoldan geçen biz çocuklara paylaştırmaya çalışan rahmetli teyzenin yaptığıdır fedakârlık.

Share.

Comments are closed.