Google+
Cumartesi , 19 Nisan 2014
Son Haberler
Yüz Felci (Fasiyal Paralizi)

Yüz Felci (Fasiyal Paralizi)

Her yıl 100 bin kişiden 20′sinde ortaya çıkan yüz felcinde, mimik kaslarında güçsüzlük olması nedeni ile hasta ya gözünü kapatamıyor ya da ağzında kayma oluşuyor.
Hem kadınlar hem de erkeklerde görülebilen ve yüzde 70′i tedavi edilebilen ‘yüz felci’nin oluşmasında herpes virüsü ve soğuk havanın tetikleyici olabildiğini belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Pınar Yalınay Dikmen, toplumda en sık, “Bell Palsi” denilen, idiyopatik yani sebebi bilinmeyen yüz felcinin görüldüğünü söylüyor. Dr. Pınar Yalınay Dikmen, bu hastalıkla ilgili sık sorulan soruları şöyle yanıtlıyor:

Yüz felcinin nedenleri nelerdir?

Yüz felcinin en sık nedeni Bell palsi ancak bunun dışında multipl skleroz, beyinde yer kaplayan lezyonlar, enfeksiyonlar da daha nadir olarak periferik tipte yüz felcine neden olabiliyor. Her yıl 100 bin kişiden 20′sinde yeni oluşan yüz felci gelişiyor. Hastalar bize bu yüz felcinin neden olduğunu soruyorlar. Sebebi bilinmiyor. Yapılan çalışmalarda enfeksiyonlarla ilişkili olduğu, özellikle herpes enfeksiyonuyla ilişkili olduğuna ilişkin bilgi varsa da, bu ilişki tam olarak kanıtlanamadı. Ancak şüpheli bazı olgularda tedavimize yine de herpes virüsüyle ilgili antiviral koruyucu ilaçları da ekliyoruz. Sebebi bilinmeyen yüz felcinde soğuk hava önemli bir tetikleyici gibi gözüküyor, ama soğuk havanın hastalığı neden tetiklediğine ilişkin yeterli veri bulunmuyor.

Yüz felci nasıl oluşuyor?

Bu hastalıkta yüzün mimik kaslarına giden fasiyal sinir kulağın içindeki bir kemik kanalda sıkışıyor. Beyinden gelen ve yüz kaslarına giden kasıl emrini veren elektriksel uyarı orada bloke olduğundan yüzün mimik kaslarında geçici bir güçsüzlük oluyor. Hasta mimik kaslarını hareket ettiremiyor; yani gözünü kapatamıyor, ağzında bir kayma olabiliyor. Bazı hastalarda güçsüzlük ortaya çıkmadan birkaç gün içinde kulak arkasında, ensede boyun ağrısı olarak yorumlanabilen bir başlangıç ağrısı olabiliyor.

Tedavisi nasıl yapılıyor?

Erken dönemde, yani ilk 3-5 günde hastayı gördüğümüzde ilaç tedavisine başlamak istiyoruz. Çok hafif olgularda hastayı sık görerek, tabloyu izlemek yeterli olurken, orta ve ağır düzeyde yüz felci olan hastalarımıza (Bell palsi) kortizon tedavisi veriyoruz. Yapılan çalışmalar yüz felçlerinde kortizon kullanılmasının hastaların iyileşmesine katkıda bulunduğunu kanıtlamış.
Erken dönemde hastanın gözünü korumak için eğer hasta gözünü kapatamıyorsa suni gözyaşı damlaları verebiliyoruz, gözü bir bantla kapatarak kuruma ve enfeksiyona karşı koruyoruz.
Yüz felcinin ağır olanları var, hafif olanları var. Bu dereceyi de klinik olarak bir skala ile değerlendiriyoruz.
Yüz felcinin altıncı ve on ikinci günleri arasında EMG denilen bir incelemesi yapıyoruz. Sağlam taraftaki sinir potansiyelinin büyüklüğünü hasta tarafı kıyaslayarak hasta olan taraftaki fasiyal sinirin yüzde kaç oranında çalışmadığını anlayabiliyoruz (ENoG).
Genellikle ilk 10 günde biz hastamızı gün aşırı görmek istiyoruz. Bu dönemde hem hem klinik izleme, hem de ardı sıra yaptığımız ENoG ölçümleri bize ileride iyileşme konusunda bize bir fikir veriyor.
Erken dönemde hastayı gördüğümüzde mutlaka ilaç tedavisinin yanı sıra yüz egzersizleri öneriyoruz. Hastalarımıza kaşları kaldırıp indirme, gözleri kapatıp açma, burun kanatlarını oynatma, ıslık çalma, sakız çiğneme gibi mimik kaslarını çalıştıracak egzersizler veriyoruz. Kortizon tedavisini 10-15 günde sonlandırıyoruz. Hastalarımızın bize sıklıkla sorduğu kortizon bana kilo aldırır mı sorusuna yanıt olarak, ilacı düşük dozda ve kısa süreli kullandığımızı söyleyebilirim. Bu tedavi protokolünde kullanılan kortizonun hastanın sağlığına ve kilosuna kalıcı bir etkisi olmuyor.
Her hastaya kortizon veriliyor mu?

Eğer yüz felci çok hafifse ya da hastanın kortizon kullanmasını engelleyen şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kemik erimesi gibi rahatsızlıkları varsa genellikle hastalarımızı kortizon vermeden de izleyebiliyoruz. Günümüzde kortizona alternatif bir ilaç yok. Kortizon verince hastanın midesini, kemiklerini de korumak gerekiyor. Buna yönelik ilaçlarımızı ve B vitaminini tedaviye ekliyoruz.

Eğer hastamızın yüz felci öncesi bir uçuk öyküsü varsa ya da dış kulak yolunda herpes virüsünün neden olduğu bir cilt döküntüsü, yüz felci ile eş zamanlı olarak başlarsa tedaviye mutlaka herpes virüsüne karşı bir ilaç ekliyoruz.

Yüz felçlerinin hepsi iyileşiyor mu?

Yüz felçlerinin yüzde 30′u bir hasar bırakarak iyileşiyor, yüzde 70 vakada genellikle iz kalmadan iyileşme oluyor. Hasta bir aylık sürede tedavisini kullanıyor, egzersizlerini düzenli olarak yapıyor, bu dönemin sonunda gerekirse fizik tedaviye yönlendiriyoruz. Yüz felcinde sinirlerin yanlış yönlemesine bağlı olarak hasarlı iyileşmeler olabiliyor. Sinkinezi denilen istemsiz kasılmalar ortaya çıkabiliyor. Bazen ağızdaki kaslara gitmesi gereken fasiyal sinir lifleri yanlışlıkla göze gidebiliyor, hasta ağzını açıp yemek yerken gözünden yaş gelebiliyor, buna da “timsah gözyaşı” deniyor. Böyle sekelli ve bozuk iyileşen hastalar da olabiliyor.

Yüz felci sırasında cerrahi yapılıyor mu?

Hasta taraftaki sinir potansiyeli tamamen kaybolduysa, cerrahiyle sinirin bulunduğu kanal açılıyor, fasiyal sinir rahatlatılıyor. Bunu KBB uzmanları yapıyor.

Yoğun stres altında olmak etkili oluyor mu?

Hastalarımızın bize sık sorduğu sorulardan biri bu.”Çok stresli bir dönemden geçtim, bu hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırmış mıdır?” diye soruyorlar. Birçok hastalığın ortaya çıkması gibi yüz felcinde de stres tetikleyici bir faktör olabiliyor. Ancak buna dair bilimsel bir kanıt yok.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top